Komisyon çalışmalarını makyevalist ve popülist taleplerle yokuşa sürmenin vebali ise çok ağır olacaktır. Her kim siyasi çıkarları uğruna bunu yaparsa açık söylüyorum ne bu millet onun yüzüne bakar ne de gelecek nesiller onu affeder. Sırtında yumurta küfesi olmayanların, sorumluluk taşımayanların bizim ilk günden beri sürdürdüğümüz dikkatli, itinalı, fakat bir o kadar da kararlı tavrımızı anlamakta zorlandıklarını görüyoruz. Bir defa şunun bilinmesini isterim; yapıcı eleştiriye elbette kulak tıkamayız ama yıkıcı eleştiriye, yalana, tahrike, algı operasyonlarına da eyvallah etmeyiz. Yıkım ekibinin bize yüklenmelerine güler geçeriz. Ama bizi övdüklerinde ‘Nerede yanlış yaptık acaba’ diye kendimizi sorguya çekeriz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok hassas bir süreç yürüttüklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: “Biz, Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla 86 milyonun emanetini taşıyoruz ve o emanete iğne ucu kadar dahi olsa leke bulaştırmamaya gayret ediyoruz. Aziz milletimiz, asırlardan süzülüp gelen Anadolu irfanıyla, o engin basireti ve sağduyusuyla bizim ne yapmaya çalıştığımızın çok net farkındadır. Şehit ailelerimiz ve kahraman gazilerimiz bizim bu riske niçin girdiğimizin farkındadır. Muarızlarımız ve hasımlarımız da Terörsüz Türkiye’nin ne demek olduğunun aynı şekilde farkındadır. Burada tekrar ediyorum, Türkiye en kronik sorununu çözmek için tarihî bir fırsat yakalamıştır. Bunun heba edilmesine göz yummayacağız. AK Parti olarak tam kadro vakar içinde, omuzlarımızdaki ağır yükün bilinciyle milletimizin beklentilerine ve partimizin büyüklüğüne yaraşır biçimde aydınlık yarınlara kapı aralayan bu süreci inşallah özenle yöneteceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk edebiyatının anıt isimlerinden merhum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “değişirken devam etmek, devam ederken değişmek” tanımının siyaset sahnesinde ete kemiğe büründüğü yapının AK Parti olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 yıldır sadece aşkla, heyecanla, samimiyetle değil, kendilerini yenileyerek yürüdüklerini belirterek, reformun AK Parti’nin siyasi varlığının devamlılığını sağlayan muharrik gücü olduğunu, reformu 24 yıllık hikâyelerinde bir istisna olmaktan çıkardıklarını, hayatın olağan akışı içerisinde kendiliğinden gelişen mutat bir pratiğe dönüştürdüklerini ifade etti.

İlk etapta dönüştürücü reformlarla vesayetçi yapıları gerilettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hak ve özgürlükleri genişlettik. Devletle vatandaş arasındaki güveni yeniden tesis ettik. İkinci etapta koruyucu ve tamamlayıcı reformlarla devletin kurumsal kapasitesini güçlendirdik. Güvenlik, savunma, dış politika ve ekonomi alanlarında Türkiye’nin stratejik kabiliyetlerini artırdık” diye konuştu.